Normal renk görüşüne sahip herkes kanın kirazlar, kardinaller ve Mars gezegeniyle hemen hemen aynı renkte olduğunu kabul eder. Yani hepsini kırmızı. Peki “kırmızı” dediğiniz şey başkasının “mavi” si olabilir mi? Washington Üniversitesi’nden renkli görme bilimcisi Jay Neitz,”Son deneylerin bizi hepimizin aynı renkleri görmediğimiz fikrine götürdüğünü söyleyebilirim.” açıklamasını öne sürdü. Geçmişte çoğu bilim insanı, sağlıklı görüş
Günümüzde, gelişen teknolojiyle birlikte internet kullanımı yaygınlaştı. Sosyal medya kullanımı da günden güne artarak yaşantımızın bir parçası hâline geldi. 2020 yılı itibariyle dünyada 3.81 milyar insan, Türkiye’de ise 54 milyon insan, sosyal medyayı aktif olarak kullanmakta, kullanım sürelerinin de günde ortalama 7.8 saat olduğu bildirilmektedir. Sosyal medyanın hem kullanıcı sayısının hem de kullanımının bu denli
Bir kuş kondu pencereme ezelden beri uçan kanadı kırık Sessiz,ürkek,mağrur çırpınışları Soluklanmak içindi tüm çabası Geçmiş sonbaharlardan kopup gelmiş Yıllar boyu yazı arayan ama hep kışta asılı kalan Kardandı tüm kanatları yorgun sessizlik üstünde hissiz bakışları Bir kuş kondu pencereme ezelden beri yaralı kanadı kırık Acılar içindeydi konuştu usulca penceremde; Ben yüzyıllardır sürüye kandım Asırlardır
Bir Başkaldırı Kültürü: Hip-Hop’un Doğuşu Hip-hop kültürünün yaratıcıları, 1970’li yılların ABD gettolarında yaşayan Afroamerikanlardır. Bu gettolar, toplum tarafından dışlanmış insanların yaşadıkları yerlerdir. ABD’de kendi fildişi kulesini yaratmış olan beyaz orta sınıf insanların adım bile atmak istemeyecekleri yerlerdir gettolar. İşte bu gettolarda kendine yaşam bulan hip-hop kültürünün 4 temel ögesi; rap müzik, grafiti, DJ’lik ve break
Pandeminin kötü etkilerini oldukça yoğun bir şekilde yaşadığımız bu günlerde, öncelikle hepimize iyi ve sağlıklı günler diliyorum. Herkesin bildiği üzere ülkemizde gündem çok hızlı bir şekilde değişen, bazen hızına yetişemediğimiz olaylarla dolu. Bugün, Türkiye gündemini uzun bir süre meşgul ederek bu yoğun gündemde kendini unutturmamayı başaran, kamuoyunda ve uluslararası alanda büyük tartışmalara yol açan, dış
Michael Haneke… Avrupa sinemasının önde gelen, seveni de sevmeyeni de bol yönetmenlerinden biri. Robert Bresson, Michelangelo Antonioni ve Pier Paolo Pasolini hayranlığını neredeyse her röportajında dile getiriyor. Günümüzde daha çok Lars von Trier, David Lynch ve yer yer Yorgos Lanthimos gibi yönetmenlerle kıyaslanıyor fakat Haneke sinemasını apayrı bir yere koymamızı gerektirecek oldukça fazla etken bulunuyor.
Bu yazımızda, sizlerle beraber feminist doktrinin 4 ana dalgası üzerinde duracak, bu dalgaları hep beraber inceleyeceğiz. Feminizmin bu 4 aşamasını incelerken detaylı bir siyasi ideoloji incelemesi yapmaktan daha çok bilmeniz gereken önemli noktaları sizlerle paylaşacağız. Dilerseniz birinci dalga feminizm ile yazımıza başlayalım. Birinci Dalga Feminizm Sizlere feminizmin bu aşamasını aktarmadan önce Mary Wallstonecraft’ın A Vindication
Gökyüzü insanlığın her zaman en büyük ilgi alanlarından birisi oldu. Antik çağlarda insanlar gökyüzüne bakıp gördükleri objelere isimler verdiler, onlara tanrısal özellikleri bahşettiler. Bazı bölgelerde güneş tutulmasının felaket, kıtlık alameti olduğuna inanılırdı. İnsanlığı bu tarz düşüncelere iten en önemli nedenlerden biri, bilimsel seviye bakımından doğayı anlayabilecek düzeye gelmemiş olmalarıydı. Zaman ilerledikçe pozitif bilim alanında önemli
Meşru savunmanın kapsamını anlatmadan önce bu konunun önemini açıklamak istiyorum: Bir kimse için haklarını bilmesi ne kadar önemliyse meşru savunmayı bilmesi de en az o kadar önemlidir. Çünkü meşru savunmayı bilen ve bunun sonucunda doğru uygulayan bir kimse maddi değeri olan mallarını koruyabilir; daha da önemlisi yeri geldiğinde yaşam hakkı tehlikeye girdiğinde, saldırıda bulunana karşı










