“Ses” kişinin imzası olarak karşımıza çıkar. Kimi sesler benzer duyulsa bile kişinin karakteri ile birleşince özgünlüğün en güzel örneklerinden birini gözlemlemiş oluruz. İnsan ilişkileri, hak arayışları, savunuculuk faaliyetleri, politika, sanat… Tüm bu konularda ses çıkarabilmek ya da sesimizi duyurabilmek önemli olmuştur. Bunlara ek olarak duygularımızı sesimiz ile ifade ederiz. Bir anda karşınıza çıkan bir kediden
Seçimini yapabileceğimiz kadar yeterli sayıda çeşit barından yiyecek dünyasına sahibiz. Her ne kadar oldukça kolay bir seçimmiş gibi dursa bile yeme alışkanlıklarının ve sevilen tatların belirlenmesinde rol alan bazı etmenler var. Dünyanın farklı bölgelerinde sahip olunan mutfak zenginliklerinin yanında halkın bu çeşitliliğe erişim imkanından tutun, sağlık sorununa göre belirlenmiş, günümüz sosyal medya üzerinden şekillenmiş veya
Zihninizde oluşan bir karmaşanın yansımalarının fizyolojik olabileceğini deneyimlemişsinizdir. Aynı şekilde vücudunuzda meydana gelen bir hasar da sizin duygu durumunuzu etkileyebilir. Descartes’in düalizm anlatısına uyan bu durum psikoloji ve psikiyatri alanlarında çığır açabilecek birçok terapi ve tedavi yönteminin de önünü açmıştır. İlaç tedavisinin etkili olabilmesi için terapi seansları ile birlikte yürütülmesinin gerekliliği kanıtlanmıştır. Psikolojik bozuklar bugün
Çocukluğumdan bu yana beni en çok meraklandıran kavramlardan birisi iletişim olmuştur. Sözlere ihtiyaç duymadan iletişim kurabilen insanlar arasındaki bu bağ, kendi içerisinde yeterince merak uyandırıyor. Hisler ve reseptörler, kimyasal ve duygusal bağlar birbirini tamamlayan muhteşem bir sinir ağı oluştururken hemen altından yürüdüğüm ağaçların da kendi içlerinde iletişim kurup kuramadığını merak ediyordum. Hareket yeteneklerinin hızı ve
Güneş Sistemi’ndeki her gezegen farklı karakteristikleriyle bilinir. Jüpiter büyüklüğüyle, Satürn halkalarıyla ve Mars canlı yaşamına elverişliliği ile. Lakin Güneş Sistemi’nde öyle bir cüce gezegen var ki yıllardır Güneş Sistemi’nin bir parçası olup olmadığı tartışılıyor. Bugün Güneş Sistemi’nden ve Yunan Pantheonu’ndan sürekli dışlanan Plüton’u inceleyeceğiz. Kuiper Kuşağı’nda bulunan ve büyük bir cüce gezegen olan Plüton, benzerleri
Uzay Köpeği Laika’nın Hüzünlü Hikayesi Ve Uzaya İlk Yolculuklar İnsanlığın bilinmezliklerle dolu uzay yolculuk serüveni başlamadan önce, uzay uçuşlarının tehlikelerine dair yaygın olan teorilerden bir tanesi insan bedeninin uzun süre yer çekimsiz ortama dayanamayacak olmasıydı. Uzun süre yer çekimsiz ortama maruz kalmanın etkileri bilim insanları tarafından büyük bir ayrılışa ve belirsizliğe neden olurken bu fikir
Paleontoloji, fosiller üzerinden geçmişte yaşamış türler hakkında bilgi veren bilim dalıdır. Yunancada palailos (eski), onto (varlık), logos (bilim) kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur. Biyoloji, evrim, tarihsel ekoloji, coğrafya ve benzeri bilim dallarıyla yakından ilişkilidir. Temelde yöntem olarak ikiye ayrılır: Makropaleontoloji ve Mikropaleontoloji. Makropaleontoloji mikroskopla incelenemeyen makro büyüklükteki fosiller üzerinde çalışırken mikropaleontoloji ancak mikroskopta incelenebilecek fosiller üzerinde çalışır.
Pandemi sürecinde çoğumuz (özellikle öğrenciler olarak) evde daha çok vakit geçirdikçe yeni uğraşlar aramaya başladık. Bunlardan biri de spor yapmak oldu bazılarımız için (kimilerimizin de hâlâ aklının köşesinde olan bir konu). Sağlıklı olmak, fiziksel görünüşümüzü değiştirmek gibi birçok farklı amaçla spor yapıyoruz ya da yapmayı düşünüyoruz. Spor yapma amaçları çeşitlilik gösterse de hepsinde etkilenen ortak
Günümüz medyasında göz ardı edilmekte olan, gelecek adına verilmesi gerekilen en önemli mücadeleye destek olma fırsatını kaçırıyoruz. Sadece son yüzyılda dünyanın dört bir yanına yayılmış olan tohum çeşitliliğinin %93’ünü kaybederken kalan yüzdeliğin son yedi kuşağımız ile birlikte tamamen yok olacağı tahmin ediliyor. Bir ürünün soyu tükendiğinde onu yeniden canladırmanın mümkün olmadığını hatırlayarak başlayalım. Bugün sizlerle
Arkeoloji bilimi geçmişte yaşamış medeniyetleri, canlıları ve onların çevreleriyle olan ilişkilerini inceleyen bilim dalıdır. Arkeoloji bu incelemeyi o zamanlardan kalan materyal kalıntılarını inceleyerek yapar. Tarih, coğrafya, antropoloji çeşitli bilim dallarından yardım alır. Bu sayede insanların nasıl koşullarda yaşadıklarını medeniyet olarak hangi seviyelerde olduklarını öğreniriz. Biz bu yazımızda arkeolojik materyalleri pozitif bilimlerin yöntemleriyle inceleyen ”arkeometri” ile