alegori
/ KATEGORİ : FELSEFE
Erich Fromm sahip olma ve olma kavramlarını birbirine alternatif varoluş biçimleri olarak tanımlar. Bu kavramlar, insanların hayata bakış açısını yansıtırken kendilerini oluşturma hususunda da büyük pay sahibidirler. İnsan, hangi kavrama daha yakınsa yaşamını ona göre şekillendirir; mutluluğu, mutsuzluğu, neler yapıp neler istediği, kendisine yakın olan tarafın yönlendirmesiyle gerçekleşir. En nihayetinde insan hayatını ya olmaya ya
alegori
/ KATEGORİ : SİNEMA
Angelopoulos imzalı modern destan Sonsuzluk ve Bir Gün, Alexander’ın geçmişi ile başlar. Çocukluğunun geçtiği evin görüntüsü eşliğinde arkadaşıyla diyalogları duyulur. “Zaman nedir ki?” diye sorar birisi ve diğeri yanıtlar: “Zaman deniz kenarında çakıl taşları ile oynayan bir çocuktur.” İlk sahneden itibaren izleyicinin anlatının da etkisiyle film boyunca zaman girdabında sürükleneceği deşifre edilir. Bu silik yolculukta
alegori
/ KATEGORİ : EDEBİYAT
“Klasikleri okumalıyım!” “Kült olmuş eserleri okumalı, bitiremezsem bile onlar hakkında fikir sahibi olmalıyım!” telaşları arasında benimle aynı dilde eserler veren, aynı yıllarda yaşayan yazarları okumayı es geçtiğimi fark ediyorum zaman zaman. Okuduğumuz eserlerin iyi olabilmesi için “Klasik” listesine girmiş ya da “kült” olarak anılması gerekir mi ki? Yanı başımızda öyküler anlatan yazarlarımızı, yıllar sonra efsaneleşmiş
alegori
/ KATEGORİ : HUKUK
Son zamanlarda gündemi işgal eden yeni Anayasa yapımı tartışmalarının yanı sıra yakın zamanda gündemimize yeni bir konu daha eklendi: Anayasa Mahkemesi kapatılacak mı? Ülkemiz siyasetinde gündem çok çabuk değişebilmektedir. Bununla beraber yaklaşık birkaç senedir ara ara gündemimizi işgal eden en önemli meselelerden birisi, ülkemizde yeni bir Anayasa çalışmasının yapılması meselesidir. Hatta bu tartışmalar artık bir
alegori
/ KATEGORİ : ÇEVİRİ
Ahtapotlar mavi kana, üç kalbe ve halka şeklinde bir beyne sahip. Ancak bunlar, ahtapotlar hakkındaki en sıra dışı şeyler değil! Başka bir dünyadanmış gibi görünümleri ve dikkat çekici zekaları ile tanınan ahtapotlar, hayret verici özelliklerini, yeteneklerini ve davranışlarını ortaya koymaya devam ediyor. 1-Birden Fazla Beyin Ahtapotların sekiz kolu olduğu herkesçe bilinen bir gerçektir. Ama her
“Ses” kişinin imzası olarak karşımıza çıkar. Kimi sesler benzer duyulsa bile kişinin karakteri ile birleşince özgünlüğün en güzel örneklerinden birini gözlemlemiş oluruz. İnsan ilişkileri, hak arayışları, savunuculuk faaliyetleri, politika, sanat… Tüm bu konularda ses çıkarabilmek ya da sesimizi duyurabilmek önemli olmuştur. Bunlara ek olarak duygularımızı sesimiz ile ifade ederiz. Bir anda karşınıza çıkan bir kediden
alegori
/ KATEGORİ : SİNEMA
Oriol Paulo, 1975 doğumlu İspanyol senarist ve yönetmen. Sadece İspanyol sinemasında değil dünyada da yıldızı parlayan Paulo’nun hali hazırda yönetmenliğini ve senaristliğini yaptığı 3 uzun metraj filmi, sadece senaristliğini yaptığı 2 uzun metraj filmi ve bir de mini dizisi vardır. Ceset, orijinal adıyla El Cuerpo, yönettiği ilk filmidir. Daha önce senaryosunu yazdığı Julia’nın Gözleri ile
alegori
/ KATEGORİ : FELSEFE
İnsan düşündüğünde düşüncesine varır. Bu, onun belki de en büyük karşılaşmasıdır. Duyumsadığı gerçeklikten başka bir gerçeklik önüne serilmiştir. Boyut kavramı onda farklı bir şekilde ilk defa canlanmıştır. Zihin dediği kendisine ait alanı ve içindekileri fark eder. Nesne sadece fiziksel olmaktan çıkar. Zihinde yer alan nesnelerin gerçekliği kavranır. Bu kavram, yaşamak gerçekleştikçe farkında olunmadan muhatap olunan
alegori
/ KATEGORİ : SİYASET BİLİMİ
2. Dünya Savaşı’nın ardından sömürge ülkelerde defacto olarak bulunmanın yük olduğunu anlayan kolonyaller, yavaş yavaş bu ülkelerden çekilmeye başladı. Sömürgelere ayrılan bütçeler günbegün artarken sermayedârlar yatırımlarını yurt geneliyle sınırlamak istiyordu. Bu sırada milliyetçilik propagandaları sömürge ülkelerde çoktan başlamıştı ve belirli bir kitleye ulaşmıştı. Her ne kadar siyasi ve ekonomik bağımsızlık adına küresel bir hareket şekillense
alegori
/ KATEGORİ : PSİKOLOJİ
Giriş: Kitty Genovese Olayı 13 Mart 1964 tarihinde New York’ta akıl almaz bir olay gerçekleşti1. Gece geç saatlerde evine dönmekte olan 28 yaşındaki Kitty Genovese adlı genç bir kadın, evine yalnızca birkaç adım uzaklıktayken bıçaklı bir kişinin saldırısına uğradı. Kitty, komşularının kendisine yardım etmesi umuduyla çığlık atmaya başlayınca çevredeki birkaç evin ışığı yandı ve bunu