Değişen dünya, yeni buluşlar ve bulunduğumuz yeni çağın çok önemli bir bölümünü oluşturan teknolojiyle beraber aslında hiçbir şey stabil kalmıyor ve her şey değişmeye devam edecek gibi duruyor. Elbette sanatın da bundan etkilenmesi kaçınılmaz. Sözlük anlamıyla sanat; bir duygu, tasarı, güzellik vb.’nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık olarak
Ötanazi, geçmişten günümüze insanların üzerinde uzlaşı sağlayamadığı, çok tartışılan bir konudur. Yunanca eu (iyi) ve thanatos (ölüm) kelimelerini birleşimi olan ötanazi, “Euthanasis”tan gelir ve iyi, güzel ölüm anlamında kullanılır. Daha güncel tanımı ile ötanazi, mevcut tıbbi verilere göre iyileşmesi mümkün olmayan ve dayanılmayacak derecede bedensel veya ruhsal acılar çeken bir hastanın tıbbi yollarla öldürülmesi veya
Bir yazarın hayat hikayesini anlamak, bilmek çoğumuzun da kitaplara olan bakış açısını değiştirebilir. Bu yazımda uzun zamandır çok severek okuduğum, ilgiyle okunulan ve herkes tarafından çok sevilen anlamlı ve derin bir hayat hikayesine sahip bir yazarı tanıtmak ve anlatmak istiyorum. Dünya edebiyatının önemli yazarlarından biri olan Stefan Zweig’ın kitapları daima “çok satanlar” listesinde hep üst
Herkese merhabalar, umarım hepimizin keyfi yerindedir. Geçtiğimiz sayıdaki yazımda, insanlığın uzay serüvenine bebek adımlarıyla başlayıp seneler içerisinde nasıl yol aldığını anlatmıştım. Bir de Mars kolonizasyonu hakkında atılan adımlara dair ufak bilgiler vermiştim. Bu yazımın konusu ise uzay teknolojileri denildiğinde akla ilk gelen şirketlerden biri olan SpaceX’in çılgın projesi STARLINK! Bu projenin ne olduğundan, amacından ve
Giriş Aklın pratik akıl ve teorik akıl olarak iki kısımda ele alınıp birbirlerinden net bir biçimde ayrılışı, daha Aristoteles’in terminolojisinde kendini gösterir. Aklın teorik kullanımı, yalnız bilgi yetisinin nesneleriyle uğraşıyorken pratik kullanımıyla ilgili durum başkadır. Pratik kullanımda akıl, tasarımlara uygun nesneleri ortaya koyan ya da bu nesneleri ortaya koymak için belirleyen; daha doğrusu kendi nedenselliğini
Çocukluğumdan bu yana beni en çok meraklandıran kavramlardan birisi iletişim olmuştur. Sözlere ihtiyaç duymadan iletişim kurabilen insanlar arasındaki bu bağ, kendi içerisinde yeterince merak uyandırıyor. Hisler ve reseptörler, kimyasal ve duygusal bağlar birbirini tamamlayan muhteşem bir sinir ağı oluştururken hemen altından yürüdüğüm ağaçların da kendi içlerinde iletişim kurup kuramadığını merak ediyordum. Hareket yeteneklerinin hızı ve
Oscar ödüllü İngiliz yönetmen Steve McQueen’in sinemaya dönüşünü müjdeleyen beş filmlik antoloji serisi Small Axe, geride bıraktığımız yılın hiç şüphesiz en çarpıcı işlerinden biriydi. Seri, 1960’lardan 1980’lere Londra’daki Batı Hindistanlı (İngiliz Afro-Karayip halkı) göçmenlerin yaşadıklarını beş farklı hikayeyle mercek altına alıyor. Sırasıyla “Mangrove”, “Lovers Rock”, “Red, White and Blue”, “Alex Wheatle” ve “Education” isimleriyle ekrana
Modern siyasal felsefenin kurucularından biri olan Thomas Hobbes, tarih, felsefe, etik ve hukuk teorisi alanlarında sayısız eser vermiş bir İngiliz düşünürdür. Hobbes, meşru devlet otoritesi ile toplumun bireyleri arasındaki ilişkiye yönelik politik ve felsefi bir yaklaşım olan toplumsal sözleşme teorisinin fikir babalarından biri ve aynı zamanda eksiksiz bir savunucusu olarak kabul edilir. Olağanüstü eseri, yani
İnsanlığın kelimeleri ifadesinin, kısıtlı gücünün yetmeyeceği ama denemeye değer uçsuz bucaksız bir dünyadan bahsetmeye geldim size: Müzik ve yolculuğumuz. Bu sınırsız alanın -ki “alan” kelimesi, sınırları olan parça, yüz ölçümü anlamına gelmektedir- yani müzik kavramının kelimelerle ifadesinde bugün, ben dahil birçok insan zorlanmakta ve zorlanmaya da devam etmektedir. Kelimelerle her şeyi ifade edebiliyor olsaydık müziğin









