Salı, 26 Temmuz 2022 / Published in EDEBİYAT
Keşkeler diziliyor şakaklarıma Ruhumu alaşağı eden en hazin tepelerden Seni sana anlatmak istiyorum Her bir zerreni keşfederek yeniden   Burası pek soğuk Üşüyorum Ellerimi tutacak mısın Yağmurlu bir gece Islak kaldırımlarda dans ederken Yoksa karanlığa mı kavuşacak Buluşan ellerimiz Kimseler görmeden   Şarkılar fısıldardı bana gölgen Yürürken ruhuma usulca eşlik eden Kuvvetli baharlar yaşadı gönlüm
Cuma, 22 Temmuz 2022 / Published in SPOR
Futbol, hepimizin bildiği, içinde aktif olarak bulunmasak bile herkesin en azından temel özelliklerine hakim olduğu, dünyanın en büyük izleyici kitlesine sahip sporudur. Bu sporun bu kadar meşhur olmasını, kolay ulaşılabilir olması, mekan zaman ve kişi sayısına bağlı kalmaksızın yapılabilmesi, maliyetinin az olması gibi birçok neden bağlayabiliriz. Maddi anlamda futbolun sevilmesinin birçok mantıklı sebebi olsa da
Pazartesi, 18 Temmuz 2022 / Published in SİNEMA
Her Şey Nasıl Başladı? 28 Aralık 1895’te, Fransa’da, sadece 33 kişiden oluşan bir grup “Bir Trenin Gara Girişi”ni seyretti. Ancak bu seyir, garda değil bir salonda gerçekleşti. Dünyada ilk sinema salon gösterimi böyle yapıldı. Hızla gelişen sektörde sinematograflar, kinetoskoplar ve dahası icat edildi. 12 Aralık 1896’da ise sinema bu topraklara giriş yaptı. Sponeck Birahanesi’nde yapılan
Perşembe, 14 Temmuz 2022 / Published in SİNEMA
Türk Sineması henüz sektörleşmeye başladığı 60’ların başında şu andaki mevcut halden oldukça farklı ve bağnaz bir yerde duruyordu. Kurmacaların hemen hemen hepsi bir düşünceyi tartışmıyor da sanki koca bir ülke bu filmleri değil bu filmler boş boş üretildiği topluma bakıyordu. Sansür kurulları, para babası, ihmalkâr yapımcılar da bunu besleyen her kötü işi sanki özenle seçiyorlardı.
Cumartesi, 09 Temmuz 2022 / Published in SİYASET BİLİMİ
Birçok roman, film, dizi, efsaneler ve mitler genellikle hikayenin en destansı ve epik dönemini ele alırlar. Böyle dönemler ele alındığında ise büyük liderler kahramanlar gereklidir. Bu kahramanlar herkesi cesaretlendiren umut veren güçlü kişilikli karakterlerdir. Ancak üzerine düşündüğümde bu kahramanları kendi nezdimde ikiye ayırıyorum. Bir grup, zor zamanların ortaya çıkarmış olduğu, insanları karizmaları ile çevresine toplayan
Pazartesi, 04 Temmuz 2022 / Published in EDEBİYAT
Gelecek zamanların di’li kiplere özendiği takvimlerde Hayaller, usandı kurulmaktan Ve aslolan çok uzakta artık normal olmaktan Değişmeyense; korkmalar   Kelimeler anlaşılırlığa diz çökmekte Çokça, saçmalamanın korkusu, çokça Noktalar, virgüller hep bundan Uyumalar, uyanmaklar bundan Saçmalaşmanın korkusu, çokça   Suyun ahmaklığı; Kapların hepsi yamuk Ama olsun Dökülmek pahasına şekil almak lazım Çokça, benzeyememenin korkusu, çokça Dışlanmak
Cuma, 01 Temmuz 2022 / Published in PSİKOLOJİ
Giriş: Dedikodu Nedir? İnsanı tanımlarken her defasında vurgulanan bir nitelik vardır: İnsan, sosyal bir varlıktır. Arkadaşlıklar kuran, romantik ilişkiler yürüten, aile oluşturan, kalabalık kentlerde bir arada yaşayan insan, sosyal bir varlık olduğunu her fırsatta gösterir. İşte, bu davranışların yanına muhakkak bir tanesini daha eklemek gerekir ki o da dedikodu yapmaktır. Dedikodu yapmak, kapsamı oldukça geniş
Pazartesi, 27 Haziran 2022 / Published in SİNEMA
“Eşimi sinema tutkum yüzünden yoksulluğa mahkûm ettim. Yoksulluk utanç da getirir. Hele bizim buralarda, sosyal yarışı kaybettiğin an, dışlanırsın. Insanlar ahlaksızlığı bağışlayabiliyor ama acizliği asla. Çal, soy, yeter ki yoksul kalma. Ben Beyoğlu’nda, koltuğumun altında senaryolarla kapı kapı dolaşırken, evin faturalarını, çocuklarımın bakımını eşimin üzerine yıktım. Benim gibi bir sorumsuzu yönettiği için, o büyük yönetmendir.”
Perşembe, 23 Haziran 2022 / Published in RÖPORTAJ
Soru: Hoş geldin Özer abi. Alegori Dergi ailesi adına teşekkür ederim, röportaj teklifimizi geri çevirmedin. Öncelikle, seni daha yakından tanımak isteyen okurlarımız olacaktır. Kendinden biraz bahsedebilir misin? Yanıt: Tabii. İsmim Özer Arslan. 1983 yılında doğdum, 39 yaşındayım. Uludağ Üniversitesinde İşletme okudum. Oraya gitme sebebim de aslında bir tiyatro kulübünün olmasıydı, üniversite tiyatrosuyla başladım amatör olarak.
Pazar, 19 Haziran 2022 / Published in TARİH
John Harvey Kellogg 26 Şubat 1852’de, Tyrone, Michigan’da doğdu. Bu ismi gördüğünüzde eminim aklınızda Kellogg’s markası ve bu markanın mısır gevreği canlandı. Bu yazımızda da esasen üzerinde duracağımız şey, mısır gevreğinin ortaya çıkışı, Kellogg’sun mısır gevreği arkasındaki düşünceleri ve yaptıkları olacak. Genel bir göz olarak işin içerisine girmeden, uzaktan bakıldığında, pek de ilgi çekici gelmeyen