Popüler Kültürde Seçilmiş Kişi Motifi

/ / SİYASET BİLİMİ

Birçok roman, film, dizi, efsaneler ve mitler genellikle hikayenin en destansı ve epik dönemini ele alırlar. Böyle dönemler ele alındığında ise büyük liderler kahramanlar gereklidir. Bu kahramanlar herkesi cesaretlendiren umut veren güçlü kişilikli karakterlerdir. Ancak üzerine düşündüğümde bu kahramanları kendi nezdimde ikiye ayırıyorum. Bir grup, zor zamanların ortaya çıkarmış olduğu, insanları karizmaları ile çevresine toplayan kahraman liderler iken diğer bir grup ise yüzyıllarca, bazense binlerce yıl beklenmiş olan, bir kehanet ile müjdelenen bir kurtarıcı, seçilmiş kişi olan kahramanlar. Özellikle tarihi, fantastik ya da bilim kurgu romanlarına, tiyatro ya da dizi-filmlerine meraklıysanız mutlaka fark etmişsinizdir. Peki hiç neden seçilmiş kişi motifi bu kadar çok karşımıza çıkıyor diye sorduğunuz oldu mu? Hikayelere büyük katkıları olduğu için mi? Belki de kendi gerçek dünyamızdaki alt bilincin bir yansımasını sahnelediği içindir? Bu yazıda seçilmiş kişi algısı nedir, nereden gelmektedir biraz inceleyip bu kadar çok ilgi görmesini anlamlandırmaya çalışacağım ve bunu yaparken en popüler ‘’seçilmiş kişi’’ tasvirlerini anıp ortak özelliklerini tartışmayı planlıyorum. O halde başlayalım.

Öncelikle belirtmek isterim ki seçilmiş kişi atfı her zaman inanç temelli kurgulardır. Bu inanç çoğunlukla ilahi kaynaklı olsa da bazen de sadece inanmak, umut etmek gereksiniminden gelmektedir. ‘’İlahi kaynaklı’’ söyleminden kastım sadece bugün dünyamızda tanıdığımız semavi dinler ile sınırlı değildir. Fantastik ve bilim kurgu yapımlarında ya da mitolojilerde farklı güçlere iman edildiğine, bel bağlandığına şahit oluruz. Yazımda popüler örneklere yer verdiğim zaman bu konu daha iyi anlaşılacaktır. Ancak şimdilik mutlak bir gücü kabul ederek devam edelim. Mutlak ve hakiki varlık olan Tanrının varlığı ve müdahalesi inancı tarihin her döneminde varlığını korumaya devam etmiştir. Modern insan, gerek mitolojik unsurlardan gerekse geçmişte varlığını güçlü bir şekilde hayatın her alanında koruyan dini inanç ve ritüelleri farklı şekillerde yaşamaya devam etmektedir. İşte bu yüzden sinema ve edebiyat alanında ortaya konulan kurgular da, modern insanın geçmişindeki dini ya da mitolojik anlatımları, hayal gücü ile yeniden şekillendirilerek ortaya koyduğunu göstermektedir. Seçilmiş kişi dediğimiz kurtarıcı inancı ve beklentisi, toplumların içinde bulunduğu çıkmazlardan kurtulup maddi-manevi rahatlamaya ulaşmasını ulaşma amacına hizmet etmektedir. Bu beklenti, gerek gerçekte gerekse kurgularda kitlelere devam etme motivasyonu sağlar. Bozulmanın ve yıkımın nihayetinde bir kurtarıcı ile insanlığın- ya da bir kesimin- altın çağına geri dönme amacını gütmektedir. Her hangi bir şekilde beklenti oluşması için öncelikle bir vaat olmalı. Bu seçilmiş kişinin geleceğine, kurtuluşu gerçekleştireceğine dair bir vaat ile ayırt edici bir takım özellik ile tasvir edilmesi gerekir. Bu vaatler karşımıza genellikle bir kehanet olarak çıkar.

Kehanetlerin kitleleri nesilden nesle etkileme güçleri hafife alınmamalıdır. Günümüzde modern toplumlarda bireylerin gündelik hayatlarına etki etmediğini düşünsek dahi kolektif bilincin kendisini hissettirdiğini inkar edemeyiz. Her ne kadar bugün bize bağnazca gelse dahi günümüzde bile hala bazı politikaların bu kehanetler ile şekillendiği iddiaları mevcuttur. Kehanetlerin kitleleri nesilden nesile etkileme güçleri hafife alınmamalıdır. Günümüzde modern toplumlarda bireylerin gündelik hayatlarına etki etmediğini düşünsek dahi kolektif bilincin kendisini hissettirdiğini inkar edemeyiz. Her ne kadar bugün bize bağnazca gelse dahi günümüzde bile hala bazı politikaların bu kehanetler ile şekillendiği iddiaları mevcuttur. Özellikle Ortadoğu topraklarının Mesih’in gelişine hazır hale getirilme çabası mevcuttur. Bu bakış açısının XX. yüzyıl Fransız filozof Peder Teilhard tarafından Hristiyan teolojisinde çokça bahsedilen kuzu formundan artık aslan formuna geçilerek ve daha sert bir tavır benimseyerek modern dünyaya uyarlanması gerektiği görüşünün evanjelik doktrinin güç kullanarak uygulanmasıdır. (KANTER Özden, MİTOLOJİLERDEKİ KUTSAL/SEÇİLMİŞ LİDER ANLATIMLARININ MODERN TOPLUMLARDAKİ YANSIMALARI ) , (Garaudy, The Founding Myths of Modern Israel, 1996, 31). Eski Ahit’de Mesih, dünyanın sonuna doğru gelmesi beklenen, İsrâil’in kurtarıcısı ve Yahve’nin krallığının kurucusu olan ideal kralı ifade etmektedir (Catholicisme, IX, 9). İslam’da ise Mehdi bekleyişi vardır. Mehdi, ahir zamanda gelip İslam’ın dünya hakimiyetini gerçekleştireceğine inanılan kurtarıcı kişidir. Kelime, “Kendisine rehberlik edilen”, Allah tarafından yol gösterilen, hususi ve şahsi bir tarzda Allah’ın hidayetine nail olan (hidayete erdirilen) kişi manasına gelmektedir.

Görüldüğü üzere ileride gelecek bir kurtarıcı inancı gerek ilkel ve millî gerekse, dinlerde mevcut olup (+ Dalay Lama , Budizm) beklenen bu kurtarıcı çeşitli isimlerle adlandırılmaktadır. Bu kısa açıklamalar bize gösteriyor ki, kitaplar ve filmler gerçekten de bu konuda da gerçeklerin hayal gücü ile harmanlanarak yansımasından ibaret.

O zaman bu hayal gücü ile süslenip bezenmiş kurgulara bir göz atalım. Edebiyatta ve sinemada nasıl karşımıza çıkmış seçilmiş kişi? Ortak özellikleri, istisnaları nelerdir?

1. Neo, The Matrix

Seçilmiş kişi anlatılarından en aşikar ve net olanlardan birisi kuşkusuz Neo (Thomas A. Anderson). Öyle ki, karakterin isminin de bir anagram ürünü olduğu oldukça açık, Neo yani ‘’The One’’. Seçilmiş kişilerin en büyük özelliği olan ‘’beklenen’’ kişi faktörünü sağlayan Matrix yapımında bir diğer aranan özelliğimiz olan kehanet de var. Morpheus, Neo’ya seçilmiş kişi olduğunu, gerçekleştirmesi gereken bir kaderi olduğunu anlatıyor. İçinde daha bir çok alegori bulunduran bu yapımı konuşmak başlı başına bir yazı gerektirdiğinden şimdilik kısaca örneğimi verip bir sonraki örneğe geçiyorum.

2. Paul Atreides, Dune

Dune Mesihi, Kwisatz Haderach, Muad’dib, Lisan al Gaib gibi lakaplarla anılan kurtarıcı. Bir bilim kurgu klasiğinden çok daha fazlası olan Dune evreninde Mesih bekleme süreci pasif değil aksine aktiftir. Genetik planlama, yüz yıllarca süren strateji sonunda Mesih olabilecek kişinin dünyaya gelmesi için aktif olarak çalışan bir grup vardır. Elbette yine bir kehanetten yola çıkılmış ve onun doğru zamanda doğru yerde ve doğru(!) kişiler için tesir etsin istenmiştir ve bu konuda çalışmalar yapılmıştır.

3. Anakin Skywalker (Darth Vader), Star Wars

Evet, geldik popüler kültürün en sevilen kötüsüne. Ele aldığımız konu açısından da en ilginçlerinden çünkü burada temsil edilen öge tek başına seçilmiş kişi değil gibi. Burada kendi dünyamızın din ve mitolojilerinden iki figüre tek karakterde rastlıyoruz. Ya da en azından ilk bakışta böyle yorumlanıyor. Elbette derin bir anlatımı olduğu için daha bir çok farklı noktadan ele alınabilecek bir karakter Darth Vader. Dune kitap serisinin evreninden esinlenerek yapılan Star Wars filmlerinin merkezinde Skywalkerlar vardır. Anakin Skywalker aynı Arrakis (Dune) gibi bir çöl gezegeni olan Tatooine’de doğmuş ve büyümüştür. Zaten sadece coğrafya ile bile bu tercih okurun/izleyicinin aklına orta doğu (her ne kadar çöl olmasa da batıda böyle algılanıyor olmalı) coğrafyasını akla getirmektedir. Zaten yazının, kendi hayatımız ile ilgili kısmında da değindiğim üzere Mesih kavramının kendi hayatımızdan bu sanat ürünlerine yansımasının bir diğer göstergesidir ortam. Küçük Anakin’in babası yoktur. Filmde şöyle bir diyalog geçer ;

“+Cumhuriyet’te doğmuş olsaydı onu daha erken bulabilirdik. Güç onda alışılmadık bir biçimde kuvvetli, bu kesin. Babası kim?

-Babası yok. Ona gebe kaldım, doğurdum, büyüttüm ama ne olduğunu açıklayamam.”

―Qui-Gon Jinn ve Shmi Skywalker

Bu diyalogda anlatılan Anakin Skywalker’ın doğumuna ilişkin konuda doğrudan Hz. İsa (Mesih) atfı vardır. Özellikle de kanındaki midi-kloryanların yoğunluğu sebebi ile Qui-Gon Jinn karakteri tarafından bu çocuğun kehanette bahsedilen, beklenen güce dengeyi getirecek kişi olduğu tespiti yapılır. Burada yine bir diyaloga yer vermek istiyorum. Yine daha önce seçilmiş kişi olgusunun temelinde inanç yattığından bahsetmiştim. Umut ve inanç. O kişi seçilmiş olsun olmasın, bu daha çok diğer insanların ona yükledikleri anlam ve misyon ile ilgilidir. Zaten bir lider- kahraman ile seçilmiş kişiyi ayıran nokta budur. O kişi istese de istemese de olduğuna inanılan kişiyi gerçekleştirmek zorunda bırakılır. O zaman diyaloga bakalım.

“+Seçilmiş Kişi olduğuna inanıyor musun?”

“-Nasıl bileceğim ki?”

“+Sana benim neye inandığımı söyleyebilirim. Senin Güç’e denge getireceğine inanıyorum. Böylece iblislerinle yüzleşecek ve evreni kurtaracaksın.”

―Qui-Gon Jinn ve Anakin Skywalker

Uzun yer ayırdığım Star Wars maddesinde olayın renginin biraz değiştiğini görüyoruz. Bu sefer kurtarıcı olduğuna inanılan kişinin bocalayışını ve kötü tarafa teslim oluşunu izliyoruz. Çok güçlü bir jedi iken dark side a geçişi ve en ünlü kötülerden olan Darth Vader’a dönüşmesi bize düşmüş melek anlatımıyla şeytanı da anımsatıyor.

“Sen seçilmiş olandın! Sithleri yok etmen gerekiyordu, onlara katılman değil! Güç’e denge getirecektin, karanlığa taşımayacaktın!”

―Obi-Wan Kenobi, Anakin Skywalker’a

Ancak bu sözlere rağmen yine de derinlemesine incelendiğinde Anakin Skywalker gerçekten seçilmiş olan olduğunu kanıtlamakta ve güce denge getirmekte. Usta Yoda’nın da dediği gibi: Belki kehanet yanlış yorumlanmıştır.

Şimdi, tekrara düşmemek adına teker teker açıklamayacağım ancak aklıma gelen karakterler ile listeyi devam ettireceğim. Yine kehanetlerin söz konusu olduğu kurtarıcı olduğu düşünülen seçilmiş kişi karakterleri;

4. Harry Potter, Harry Potter

5. Rand , Wheel of Time

6. Dragonborn , Elder Scrolls (Oyun)

7. Kral Arthur , Britanya Efsaneleri

8. Azor Ahai , Game of Thrones

Azor Ahai’e dair kehanet efsanevi bir kahramanın yeniden doğacağını, tanrı R’hllor tarafından soğuk ve karanlık bir kötülüğü yenmesi için gönderileceğini belirtir.

‘’There will come a day after a long summer when the stars bleed and the cold breath of darkness falls heavy on the world. In this dread hour a warrior shall draw from the fire a burning sword. And that sword shall be Lightbringer, the Red Sword of Heroes, and he who clasps it shall be Azor Ahai come again, and the darkness shall flee before him.”

9. Richard Rahl, The Sword of The Truth

10. Jake Sully, Avatar

Yine bir farklılık ile kendini diğer seçilmiş kişi profillerinden biraz ayrıştıran Jake Sully ‘de kendi türü için değil, başka bir tür için seçilmiş kişi misyonunu gerçekleştirdiğini gözlemliyoruz. Kehanet Na’vi halkı arasında yayılmış bir kehanet ancak beklenen kurtarıcı, işgalcilerin arasından çıkan, başka bir gezegene ait farklı bir tür.

BONUS :Aragorn, Lord of the Rings

Aragorn’un listemize bonus olarak girmesinin sebebi aslında karakterin tam olarak seçilmiş kişi için çizdiğim çerçeveye uyup uymadığı konusundaki şüphem. Tereddüdümün kaynağı belki de Tolkien evrenine diğer yazdığım tüm maddelerden daha çok ilgi duymam ve daha çok bilgi sahibi olmamdır. Detaylıca düşündüm, Aragorn yabanda dolaşan, kimliği kimi tehditler sebebiyle gizlenmiş bir kral adayıydı. İnançla ilişkisi insanların ona duyduğu güven ve umuttan ötesi değildi. Yani bir Tanrı (bu durumda Eru) müdahalesi gözlemlenmiyor. İstisnaları bir yana koyarak, seçilmiş kişi olarak listelediğimiz bir çok kişi, basit bir aileden çıkmış çocuklardır. Ama kimisi ise gerçek kimliği saklanarak büyütülmüşlerdendir ve Aragorn bu ikinci tanıma uyuyor. Burada Kral Arthur benzerliği daha çok ön plana çıkıyor diyebiliriz hatta. Diğerlerinde olduğu gibi binlerce yıldır bir kurtarıcıymış gibi beklenmese de ve diğer kehanetlerle aynı olmasa da yine de idealize edilen ve tahta çıkması beklenen-arzulanan kral olarak Aragorn’un da mütevazı bir kehaneti vardır.

‘’From the ashes a fire shall be woken,

A light from the shadows shall spring;

Renewed shall be blade that was broken,

The crownless again shall be king.’’

Son olarak, yinelemek isterim ki burada dikkat çektiğim kahramanlar dünyamızdaki ‘’seçilmiş kişi’’ anlatısının zuhur ettiği kahramanlar. Ufak bir karşılaştırma ile konuyu kapatmak istiyorum. Örneğin, Katniss Everdeen bir direniş sembolü ve lideri ancak bu onun yaşadığı koşullar ve karakter özelliklerinden kaynaklanmaktadır. Hatırladığım kadarıyla yüzlerce, binlerce yıl süregelmiş bir kehaneti gerçekleştirme durumu yoktur. Katniss kendi karakteri gereği düzene baş kaldırmıştır, ancak seçilmiş kişiler genellikle bu durumun içine sürüklenirler. Dünyamızdaki çok büyük liderlerin her ne kadar halklara umut ve güç verseler de mesihten farklı olması gibi yani. Seçilmiş kişi örnekleri çevreleri tarafından onlar istemese de lider konumuna getirilirler ve uğruna insanlar ölür. Çünkü çoğunlukla inanç kaynaklıdır ve insanların gözünde kutsanmış kişilerdir bunlar.

Genelinin ortak noktaları ebeveynlerinden en az birisinin ölmüş olması (ya da hiç olmaması), bir kehanete konu olmaları (daha doğmadan tarif edilmiş olmak), küçükken basit bir hayat yaşayıp kendi önemlerini sonradan öğrenmek gibi ortak noktalar benim ilk aklıma gelenler. Sizin de aklınıza gelenleri, eklemek istediklerinizi ya da sorularınızı dergimize ulaştırmanız bizi çok mutlu edecektir.

– Zeynep Karali

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir