Kellogg’s Mısır Gevreğindeki Sırlar

/ / TARİH

John Harvey Kellogg 26 Şubat 1852’de, Tyrone, Michigan’da doğdu. Bu ismi gördüğünüzde eminim aklınızda Kellogg’s markası ve bu markanın mısır gevreği canlandı. Bu yazımızda da esasen üzerinde duracağımız şey, mısır gevreğinin ortaya çıkışı, Kellogg’sun mısır gevreği arkasındaki düşünceleri ve yaptıkları olacak. Genel bir göz olarak işin içerisine girmeden, uzaktan bakıldığında, pek de ilgi çekici gelmeyen bu konu aslında içerisinde birçok spekülasyon ve çeşitli dedikodular barındırmakta ve hala günümüzde mısır gevreğinin orta çıkmasındaki asıl fikrin ne olduğu konusu sırrını korumaktadır. 

John Harvey Kellogg kısa ve öz bir tanım yapmamız gerekirse, işinin ehli bir doktordu. Doktorluğunu gerektiği şekilde yerine getiren, başarılı bir insandı. Doktorluğunun yanında ise Michigan, Battle Creek’teki Battle Creek Sanatoryumu’nun müdürüydü. Aslında işler de bu noktada farklı bir hal almaktaydı. Kellogg doktorluğunun yanı sıra hayatında hep çeşitli organizasyonlar içinde bulundu ve bu organizasyonlar için her zaman elinden geleni yaptı. İyi bir görev adamıydı. Aslında yaptığı çoğu şeyi “Seventh-day Adventist Church” (Yedinci Gün Adventist Kilisesi) çatısı altında yaptı fakat sonraları kendi de “Race Betterment Foundation (Irk İyileştirme Vakfı) ismi ile bir vakıf kurdu. Vakfın temel amacı, Kellogg’un ırk yozlaşması olarak düşündüğü şeyi yok etmesi ve bunu öjenik bir şekilde yapması olarak özetlenebilirdi. Kısa bir bilgi vermek gerekirse, Öjenik, kaba hâliyle ilk kez Platon tarafından ortaya atılmış, ancak modern anlamıyla ilk olarak Sir Francis Galton tarafından formüle edilmiş, sağlıksız ceninleri ayırıp sağlıklı ceninler yetiştirmenin yollarını arayan, bilimselliği tartışmalı bir toplumsal akım veya toplumsal felsefedir. Ele alınan fikir günümüz insan haklarıyla yakından uzaktan ilgisi olmayan bir durumdur. 

Kellogg’un Irk Yozlaşması olarak nitelendirdiği duruma karşı geliştirdiği fikirler ise günümüz standartlarına göre ancak delilik olarak açıklanabilir. Öyle ki, Kellogg, yaptığı planlamalara göre, normal Amerikan kadını, Afro-Amerikalı kadınlar, Latin kökenli kadınlar, yerli Amerikan kadınlar olarak birçok sınıf yaratmış ve bu sınıfların gen havuzunun nasıl sterilize edilebileceği hakkında birçok fikir geliştirmiştir. Kellogg sadece kendi yaptıkları ile tartışmalı bir insan olmanın yanı sıra, dönemin Nazi Almanya’sına da bir örnek teşkil etmiş ve onları etkilemiştir. Kellogg, kendi deyimi ile “Irksal karıştırmayı” caydırmanın yanı sıra, yine kendi deyimi ile zihinsel olarak kusurlu kişileri sterilize etmek istemekteydi. Michigan Sağlık Kurulu’nda çalışırken bir öjeni gündemini oluşturmaya çalışmış ve zihinsel olarak kusurlu sayılanları kısırlaştırma yetkisinin eyalet yasalarına dahil edilmesini istemiştir. 

Kellogg’un belki de böyle bir insana dönüşüp bu fikirleri geliştirmesinde yer alan en önemli kurum Yedinci Gün Adventist Kilisesi idi. Temelde her şey orada başlamıştı. Bir kurumun çatışı altında olmaya, kurallarına uymaya ve onlar içim bir şeyler üretmeye bu sıralarda başlamıştı Kellogg. Yedinci Gün Adventist Kilisesi aslında diğer mezheplerden Yahudi/Hristiyan haftasının orijinal yedinci günü olan cumartesi gününün Sebt olarak tutulmasıyla ayrılan ve İsa Mesih’in çok yakında gerçekleşecek ikinci gelişine (advent) vurgu yapan bir Protestan Hristiyan mezhebidir. Aslında işin temelinde herhangi bir mezhebe benzeyen Adventist Kilisesi, bunun yanında herhangi bir mezhepten farklı olarak birçok soru işareti de barındırmaktadır. Dışarıdan kendi üyelerine ve yardımca muhtaç insanlara karşı iyilikler yapan, iyi yaşamayı teşvik eden bir kurum gibi gözükürken, iç işlerine neler yaşandığı her zaman gizli tutulan bir kurumdu Adventist Kilisesi.  

İşte bu noktada Adventist Kilisesi, John Harvey Kellogg ve Mısır gevreği bağlantısı karşımıza çıkıyor. Biraz önce belirttiğim gibi Kilise, insanlara yardım eden bir yer olarak gözükmekteydi ve bu yardımlar tek bir alanla da sınırlı değildi. Adventist Kilisesi, eğitim, sağlık, insanı yardım, beslenme gibi alanlarda, hastaneler ve okullar kurarak, gençlik kampları düzenleyerek insanlara yardım etmekteydi. John Harvey Kellogg da elbette başarılı bir doktor olarak, sağlık hizmeti verebilmek adına elinden geleni her zaman yapmaktaydı. Mısır gevreği tam bu noktada, 1894 yılında John Harvey Kellogg tarafından Michigan’daki Battle Creek Sanitarium hastaları için sağlıklı olacağını düşündüğü bir gıda olarak yaratıldı. Sonrasında kahvaltı gevreği hastalar arasında popüler oldu ve Kellogg Şirketi (Kellogg’s) daha geniş bir kitle adına mısır gevreği üretmek için Dr. John’un kardeşi Will Kellogg tarafından kuruldu. Mısır gevreği geniş toplumda popüler hale geldiğinde, sanitasyondaki önceki hasta olan C. W. Post rakip ürünler üretmeye başladı. Kellogg denemeye devam etti, çeşitli malzemeler eklendi ve farklı tahıllar kullanıldı. 1928’de başarılı bir kahvaltı gevreği olan Rice Krispies’i üretmeye başladı. 

Mısır gevreği, başarısı, sevilmesi ve toplumda yarattığı etki ile herkesin bildiği bir şey haline geldi. Peki mısır gevreğinin üretilmesindeki gerçek ve ana amaç neydi? Konu hakkında yer alan birçok farklı fikir olsa da en gerçekçi fikir, mısır gevreğinin anti-mastürbasyon amacı ile üretilmesi olarak karşımıza çıkıyor. Hem dönemin genel şartları hem Adventist Kilisesi kuralları hem de John Harvey Kellogg’un fikirlerine baktığımızda, üçünün ortak noktalarından birinin mastürbasyonu bir tabu olarak görmeleri olduğunu rahatça ifade edebiliriz. 

Kellogg her zamana için cinsel hayata ket vurulması gerektiğine inanıyordu. Zamanında yeni yeni anlaşılmaya başlayan cinsel hastalıklar, kilisenin de üzerinde ciddiyetle durduğu konulardandı. Mastürbasyona açıkça savaş açan Kellogg, mastürbasyon yapanları sanatoryumda rehabilite ediyordu. Erkek çocukları anestezi olmadan sünnet ettirir ve bu acının onların bilinçaltına işlemesini isterdi. Böylece mastürbasyonu kafalarında ceza ile eşleştirmiş olduğunu düşünürdü. Elbette bunlar teyit edilmemiş bilgiler fakat gerçeklik payı olduğu da kabul edilmektedir.  

Cinsel dürtüleri baskılamak ve mastürbasyonu kontrol etmek için kişinin yediklerinin çok önemli olduğuna inanan Kellogg, sıkı bir diyet ile cinsel arzuları azaltacağını düşünüyordu. Baharatsız, tahıl bazlı yiyeceklerin cinsel isteği önleyeceği iddiasıyla mısır gevreğini üretmiş olduğu iddiası birçok farklı kaynakta karşımıza çıkıyor. 

“İnsanın eşiyle bile seks yapması iğrenç bir şeyken, kendi kendini “pisletmesinin” en büyük günah olduğu” mantığını savunan Kellogg, mastürbasyonun bir hastalık olduğunu düşünüp yer yer caniliğe varan ‘tedavi’ yöntemleri de geliştirmiş: 

Ereksiyonu önlemek için tellerle peniste irritasyona sebep olmak, klitorisi asitle yakmak, bağırsakları suyla temizleyip anüsten yoğurt enjekte etmek… Bu gibi uygulamalarla kaç kişinin hayatını mahvetmiş bilemeyiz ama en hararetle savunduğu olgulardan biri “organik yaşam” diye nitelendirebileceğimiz bir olgu. 

Bu yaklaşımına göre et yenmez, hayvansal gıdalar azaltılır, baharatlar/tat vericiler diyetten çıkarılır, içki, tütün, alkol tüketilmez, tahıl ve fındık fıstık ağırlıklı beslenilirse insanlar -bir hastalık olan- ‘cinsel arzulardan arınır, mastürbasyon yapmazdı. Michigan Battle Creek Sanatoryumu’nda yönetici olarak çalışırken bu tip beslenmeyi/yaşam tarzını kolaylaştıracak çözümler, alternatif gıdalar üzerinde denemeler yaparken işte, mısır gevreği de ortaya çıkıyor. 

Dünyada birçok şeyin arkasında yatan sırrı bilmiyoruz, aynı şekilde mısır gevreğinin arkasında yatan sırrı da. Yazdıklarım birer gerçek mi, yoksa sadece insanların zihninde var olan bir efsane mi, onu bilemeyiz. Tek bildiğimiz şey, bu söylentiler ve dedikoduların gerçekte ne olduğunu hiçbir zaman öğrenemeyeceğimiz gerçeğidir. 

 

Kaynakça

1- “John Harvey Kellogg – Wikipedia”. 2022. En.Wikipedia.Org. https://en.wikipedia.org/wiki/John_Harvey_Kellogg#Breakfast_cereals. 

2- “Seventh-Day Adventist Church – Wikipedia”. 2022. En.Wikipedia.Org. https://en.wikipedia.org/wiki/Seventh-day_Adventist_Church. 

Görseller 

Kapak Görseli: https://qnews.com.au/cornflakes-were-created-as-part-of-john-harvey-kelloggs-anti-masturbation-crusade/

1- https://cdn.historycollection.com/wp-content/uploads/2016/12/cornflakes_500px.jpg 

2- https://www.sehatq.com/tag/sarapan-sehat

 

-Uğur Tunur

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir