alegori
/ KATEGORİ : EDEBİYAT
              Tek başımayım yirmi dokuz düşmana karşı bu savaşta Dimdik duruyorum karşılarında ayakta Sarıyorlar her yanımı kılıçlarla, toplarla Şehrin anahtarını istiyorum, zarar vermeden usulca.   Derken ilk darbeyi vurmaya kalkıyorlar Çevik, seri ve güçlüyüm bilmiyorlar Üçünü, beşini indiriyorum hemen yere Arkamdan durmadan daha da fazla geliyorlar.   Kanımın sıcağını
alegori
/ KATEGORİ : EDEBİYAT
              Karanlıkta Parlayan Yüzler Çıkmıştım bir daha geri dönemeyeceğim evimden Kafamda sarı baretim üstümde yırtık ceketimle. Her zamanki gibi ekmek davasına gidiyordum Loş ışıkları açık, beni bekleyen karanlıklar yuvasına. Yerin altına inmeden hemen önce konuşmuştuk Son olacağını bilmeden ekmek kardeşlerimizle. Yarım kalacakmış meğer demli emek kokan çayımız. Yorgun bedenimizle,
alegori
/ KATEGORİ : EDEBİYAT
              canım kızım, yüzündeki durgun yağmur   içimde taze papatyalar açtırıyor her mevsim  seni öpüp geliyor bir rüzgar   hani o umutlarımı yeşerten  gerek değilse de gülümsemek  durmadan ağlamak neden  varoluşun bile böyle güzelken    canım kızım, ellerim buruşmuş kağıtlar  yazıp da okuyamadığım mektuplar sana  geçti deyip de silemeyeceksem gözyaşını 
alegori
/ KATEGORİ : EDEBİYAT
Toplasan bir avuç anı etmezdi bizimkiler Ama dünyada kaydedilmiş yüzlerce anıyı yerinden edecek kadar olağanüstü Ve bir o kadar da zahmetsiz edinilmişti hepsi Aşık olmadan önce hiç yaşamamışım derler Doğruymuş Ben hayatımda gözlerimden kalbimin fışkıracağına Bütün güzelliklerim sakinliğe kavuşmuşken Damarlarımda akan kanın vücudumu aşıp koşacağına Bu koca dünyada böyle bir ezginin var olduğuna Ve dahası