Hayatımda duyduğum en önemli soru kelimesi, “neden” kelimesidir. Soru sorarken hiçbir zaman bundan daha kritik bir kelime aklıma gelmez ki bence bir olayın nedeninden daha önemli bir şey yoktur. Sorulabilecek onca şey arasından bunu seçmek elbette karakterimizle ilgilidir. Bu soruyu sorduğumuzda aslında aradığımız şey bir cevap değil, bir sonuç değil, sadece oraya gitmemizin sebebidir. Hayattaki
Eric Rohmer, ‘’French New Wave’’ denilen unsurun kendisi çıkarılınca geriye çok az şey kaldığını düşündüğüm utangaç bir sinemacı olarak geçenlerde hayatıma girdi. Kendi aşkın hayal gücü ve insanın kolektif bilinci hakkında realist bir çığırtkan kendisi. Filmlerine ve yarattığı natürel ve kendini çabucak sevdiren sinemasına bakıldığında edebiyat unsuru, karakterizasyon, ahlaküstü olgular Yeni Dalga’nın tamamına tesir etse
İki dünya savaşı arasındaki dönem (1920-1940), Avrupa için çok sancılı bir süreç olmuştur. Geçici barışın sağlandığı bu süreçte güç dengelerinin korunması hiç kolay olmamıştır. İdeolojik kavgaların ve siyasi hesaplaşmaların tehdidi altındaki devletler, çeşitli anlaşmalarla sürekli olarak bir gruptan başka bir gruba geçmiştir. Bu süreçte Almanya ve Fransa arasında Büyük Savaş’a rağmen sonlanmamış anlaşmazlıklar, Avrupa’nın merkezinde




