İsevi Hakikat

/ / FELSEFE
İsa ve Pilatus

Hakikat, truth, veritas, ἀλήθεια… Bin yıllardır tartışılan lakin anlamı üzerinde yegane bir uzlaşı bulunmayan kavram. Bahsi geçen zaman diliminin son kısımlarında bulunan ben için ise çok önemli bir sorunun beslendiği kaynak. Günümüzden yaklaşık 2000 yıl önce bir Roma valisi tarafından da sorulmuş olan bir soru. Sahi, hakikat nedir?

İsa’nın çarmıha gerilmeden önce duyduğu son önemli cümlelerden biriydi hakikatin ne olduğu sorusu. Kudüs’e adım atmasıyla başlayan Çile artık son günlerine yaklaşmıştı ve şehirdeki birçok Yahudi artık İsa’nın yakalanıp idam edilmesini istiyordu. Çünkü onlara göre İsa hak yolundan sapmış bir kafirdi. O bölgede yaşayanların Roma yönetimi ile ilişkileri hiçbir zaman iyi sayılmazdı fakat İsa’ya karşı olan öfkeleri öyle bir boyuta ulaşmıştı ki bizzat Roma valisi Pontius Pilatus’a yalvarma noktasına gelmişlerdi. İsa’nın bir isyan başlatacağı söylentisi ise bölge halkındaki korkuyu körükleyen başka bir faktördü. İşin trajikomik tarafı ise kısa bir süre sonra aynı bölgede İsa’dan bağımsız olarak gerçek bir isyan başlayacak ve sayısız Yahudi’nin kanı kutsal topraklara dökülecekti.

İşte böyle büyük bir kaos ortamında son günlerini yaşadı İsa ve yedi son akşam yemeğini gizlilik içinde. Canını emanet ettiği havarileri ile Getsemani Bahçesi’nde dua ettikten sonra hiç beklemediği bir öpücük aldı, yine canını emanet ettiği havarilerinden biri olan Yahuda’dan. Bunun üzerine İsa, “Yahuda” dedi, “İnsanoğlu’na bir öpücükle mi ihanet ediyorsun?”¹ Bu sözün hemen ardından İsa tutuklandı ve Sanhedrin tarafından yargılanmaya götürüldü. Mahkemede İsa genel olarak sessiz kaldı ve semavi hukuka zarar vermek, büyücülük yapmak, Mesih olduğunu iddia etmek gibi suçlamalar karşısında kendini savunmadı. Bunun üzerine mahkeme heyeti İsa’yı Vali Pilatus’un karşısına çıkarmaya karar verdi çünkü onlara göre İsa kendini Yahudilerin Kralı ilan etmişti.

Karşısına çıkan İsa’yı gören Pilatus ona hakkındaki suçlamalar hakkında belli sorular yöneltti lakin İsa’nın düşüncesi sessizliğini korumaya devam etmekti. Bu sırada İsa’nın Celile bölgesinden olduğunu öğrenen Pilatus onu bir zamanlar Yahudiye bölgesinin kralı olan Büyük Hirodes’in oğlu Hirodes Antipa’nın huzuruna gönderdi. Çünkü İsa’nın geldiği topraklar Hirodes’in hükmü altındaydı ve sadece onun tarafından yargılanabilirdi. Uzunca bir süredir İsa’yı görmek isteyen Hirodes bu durumdan ziyadesiyle hoşnut oldu ve İsa’dan kendisine mucize göstermesini istedi. İsa’nın sessizliğini bozmaması ve Hirodes’in isteklerini reddetmesi üzerine bu yargılama uzun sürmedi ve Hirodes, İsa’yı Vali Pilatus’a geri gönderdi. Valinin huzuruna tekrar çıkmadan önce oradaki askerler İsa ile dalga geçmek adına onu Yahudilerin Kralı olarak gösterişli bir şekilde giydirdiler. Aynı askerler, bir süre sonra da İsa’nın başına dikenlerden oluşan bir taç yerleştirecekti.

Karşısına yeniden çıkan İsa’yı bu sefer daha kederli bir şekilde gören Pilatus ona tekrar aynı şeyi sordu, kral olup olmadığını. İsa bu sefer sessizliğini bozdu ve “Benim krallığım bu dünyadan değildir” diye karşılık verdi. “Krallığım bu dünyadan olsaydı, yandaşlarım, Yahudi yetkililere teslim edilmemem için savaşırlardı. Oysa benim krallığım buradan değildir.” Pilatus, “Demek sen bir kralsın!” dedi. İsa, “Kral olduğumu sen söylüyorsun.” diye karşılık verdi. “Dünyaya geliş sebebim hakikate tanıklık etmektir. Hakikatten yana olanlar sesimi duyarlar.” Bunun üzerine Pilatus o ünlü soruyu yöneltti: “Hakikat nedir?”²

Vali Pontius Pilatus’un bu soruyu sorma motivasyonu hala üzerinde uzlaşıya varılamamış başka bir tartışma. Yaygın olarak kabul edilen iki görüş var, ya gerçekten epistemolojik bir kaygı ile bu soruyu sordu ya da sadece dalga geçiyordu. Tam bu noktada İsa bir cevap verdi mi veya vermek istedi mi bilinmiyor çünkü sorusunu soran Pilatus vakit kaybetmeden İsa’nın yanından ayrıldı ve dışarıdaki öfkeli kalabalığa şunları söyledi: “Ben bu adamda hiçbir suç görmüyorum.”³ “Siz bu adamı bana, halkı saptırıyor diye getirdiniz. Oysa ben bu adamı sizin önünüzde sorguya çektim ve kendisinde öne sürdüğünüz suçlardan hiçbirini bulmadım. Hirodes de bulmamış olmalı ki onu bize geri gönderdi. Görüyorsunuz, ölüm cezasını gerektiren hiçbir şey yapmadı.”⁴

Tam bu konuşma sırasında İsa’nın aklından geçen düşüncelerin hakikat ile alakalı olduğunu düşünmek yanlış olmaz. Kim bilir, belki de gerçekten hakikatin ne olduğunu düşünüyordu, yakalandığı gece Getsemani Bahçesi’nde ettiği duanın içeriği ile bağlantılı olarak: “Onları hakikat ile kutsal kıl. Senin sözün hakikattir. Sen beni dünyaya gönderdiğin gibi, ben de onları dünyaya gönderdim. Onlar da hakikat ile kutsal kılınsınlar diye kendimi onların uğruna adıyorum.”⁵ Aslına bakılırsa İsa, hakikatin ne olduğuna dair bir cevabı son akşam yemeği sırasında vermişti. Kendisinin bir yoldan gideceğini ve havarilerinin o yolu bildiklerini söyleyen İsa, Tomas’tan şu soruyu işitti: “Efendimiz, senin nereye gideceğini bilmiyoruz, yolu nasıl bilebiliriz?” Bunun üzerine İsa şu cevabı verdi: “Yol, hakikat ve yaşam; hepsi benim. Benim aracılığım olmadan Baba’ya kimse ulaşamaz. Beni tanıdıysanız, Babam’ı da tanıdınız.”⁶

Sonuç olarak, her ne kadar Pilatus’a karşı cevap verememiş olsa bile, İsa için hakikat her daim Tanrı’nın yolundan geçiyordu. Tanrı’nın sözü, İsa’nın da sözüydü ve kurtuluşa varmak için gerekli olan doğru hakikatin kendisiydi. Tabii bu durum yukarıda bahsi geçen öfkeli Kudüs halkının gündeminde değildi ve Pilatus onları ikna etmeyi başaramamıştı. Öyle ki Pilatus bu öfkeli topluluğun önünde suçu kanıtlanmış Barabbas ile İsa’yı karşı karşıya getirip bu iki tutukludan birini seçmelerini istedi. Oradaki Yahudiler ise Barabbas’ın gerçekten suçlu olduğunu bilmelerine rağmen İsa’nın idam edilmesini istemeye devam ettiler. Bu noktada artık bir şey yapamayacağını anlayan Pilatus önündeki öfkeli topluluğun önünde ellerini yıkadı ve askerlerine İsa’yı çarmıha germelerini emretti.⁷

 

Kaynakça

1- Luka 22:48

2- Yuhanna 18:36-38

3- Yuhanna 18:38

4- Luka 23:13-17

5- Yuhanna 17:17-19

6- Yuhanna 14:5-7

7- Matta 27:17-26

 

-Tahir Buğra Tüzün

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir