Çocukluğumdan bu yana beni en çok meraklandıran kavramlardan birisi iletişim olmuştur. Sözlere ihtiyaç duymadan iletişim kurabilen insanlar arasındaki bu bağ, kendi içerisinde yeterince merak uyandırıyor. Hisler ve reseptörler, kimyasal ve duygusal bağlar birbirini tamamlayan muhteşem bir sinir ağı oluştururken hemen altından yürüdüğüm ağaçların da kendi içlerinde iletişim kurup kuramadığını merak ediyordum. Hareket yeteneklerinin hızı ve
Oscar ödüllü İngiliz yönetmen Steve McQueen’in sinemaya dönüşünü müjdeleyen beş filmlik antoloji serisi Small Axe, geride bıraktığımız yılın hiç şüphesiz en çarpıcı işlerinden biriydi. Seri, 1960’lardan 1980’lere Londra’daki Batı Hindistanlı (İngiliz Afro-Karayip halkı) göçmenlerin yaşadıklarını beş farklı hikayeyle mercek altına alıyor. Sırasıyla “Mangrove”, “Lovers Rock”, “Red, White and Blue”, “Alex Wheatle” ve “Education” isimleriyle ekrana
Modern siyasal felsefenin kurucularından biri olan Thomas Hobbes, tarih, felsefe, etik ve hukuk teorisi alanlarında sayısız eser vermiş bir İngiliz düşünürdür. Hobbes, meşru devlet otoritesi ile toplumun bireyleri arasındaki ilişkiye yönelik politik ve felsefi bir yaklaşım olan toplumsal sözleşme teorisinin fikir babalarından biri ve aynı zamanda eksiksiz bir savunucusu olarak kabul edilir. Olağanüstü eseri, yani
İnsanlığın kelimeleri ifadesinin, kısıtlı gücünün yetmeyeceği ama denemeye değer uçsuz bucaksız bir dünyadan bahsetmeye geldim size: Müzik ve yolculuğumuz. Bu sınırsız alanın -ki “alan” kelimesi, sınırları olan parça, yüz ölçümü anlamına gelmektedir- yani müzik kavramının kelimelerle ifadesinde bugün, ben dahil birçok insan zorlanmakta ve zorlanmaya da devam etmektedir. Kelimelerle her şeyi ifade edebiliyor olsaydık müziğin




