Gökyüzü insanlığın her zaman en büyük ilgi alanlarından birisi oldu. Antik çağlarda insanlar gökyüzüne bakıp gördükleri objelere isimler verdiler, onlara tanrısal özellikleri bahşettiler. Bazı bölgelerde güneş tutulmasının felaket, kıtlık alameti olduğuna inanılırdı. İnsanlığı bu tarz düşüncelere iten en önemli nedenlerden biri, bilimsel seviye bakımından doğayı anlayabilecek düzeye gelmemiş olmalarıydı. Zaman ilerledikçe pozitif bilim alanında önemli
Meşru savunmanın kapsamını anlatmadan önce bu konunun önemini açıklamak istiyorum: Bir kimse için haklarını bilmesi ne kadar önemliyse meşru savunmayı bilmesi de en az o kadar önemlidir. Çünkü meşru savunmayı bilen ve bunun sonucunda doğru uygulayan bir kimse maddi değeri olan mallarını koruyabilir; daha da önemlisi yeri geldiğinde yaşam hakkı tehlikeye girdiğinde, saldırıda bulunana karşı
ilk şiirini yazmak gibi odaya giren bir kuş gibi sana bakmak gibi kokuludur her şey biraz bu yamuk çemberden çıkmak gibi tüm bunların ötesi soğuk bir çöl gecesi gibi lanetli, ıpıssız sırf bu yüzden uzaktan bakarken limandaki gemiye her aşkın sonunda ben özür diledim kendimden o gemi, geceleri kalkarken sessizce bir savaş ağıtı bir yasak
1800’lü yılların sonunda hayvan beyinlerindeki aktivitenin galvanometre ile ölçülmesiyle başlayan beyin sinyallerinin elektirksel ölçümü, günümüzde beyin gücümüzle nesneleri hareket ettirmemizi sağlayacak bir teknolojiye kadar evrildi. Peki Nedir Bu Beyin Gücü? Beynimizdeki sinir hücrelerinin birbirleri iletişim kurması nörotransmitter salgıların snaptik boşluklara bırakılması ve bir diğer hücre tarafından algılanmasıyla gerçekleşir. Bu salgılar sonucunda sinir hücresi zarında oluşan




