“Para”yı Sıfırlama Süreci Başladı

/ / ÇEVİRİ

Çoğu insana göre, paranın tarihi sıkıcı bir konudur. Fakat hiç endişeniz olmasın, ıssız bir adadaki yerlinin sahip olduğu ürünleri komşusuyla nasıl takas ettiğine dair bir hikaye anlatıp sizi sıkmayacağım. Hikayeyi sizin için kısaltıp 4 parçaya ayırarak, dünyanın tüm para sistemini nasıl altüst edeceğini anlatacağım. Doğru tarafı seçerseniz, kazanacaksınız.

1-İlk Sahte Paranın Basımı

İngilizler, Fransızları alt edebilmek için para ihtiyaç duydular. 1694’te Britanya iç savaştan yeni çıkmıştı ve bu yüzden İngiltere Kralı, daha fazla para harcayamıyordu. O sırada, zenginler bankacıydı ve İngiltere’nin kredi notu korkunç seviyelerdeydi. Avam Kamarası’nda yeni bir komisyon kuruldu ve Sir William Paterson, parlamento için yeni bir proje oluşturdu.

Parlamentoya özel ayrıcalıklar vermek karşılığında, Paterson ve varlıklı bir elit grubu, Bank of England’ı kurdu. Bank of England, yeni banknotlar bastı; bunları İngiltere’nin cari açığını kapatmak üzere kullandı ve tabiri caizse bu “havadan gelen para”yı üreten kişilere bazı ayrıcalıklar tanıdı. Kulağa tanıdık geliyor mu? İngilizler hiç yoktan para basmaya başladığında, dünyanın geri kalanı ne yaptı peki? Evet, onlar da para basmaya başladı.

İtibari para birimi, herhangi bir hükümetin yasal ödeme aracı olarak ilan ettiği bir para birimini ifade eder. Ne zaman enflasyon veya devalüasyon olsa bu itibari para birimleri yükselir ve çöker. Her şey ekonominin damarına basılmış paranın enjekte edilmesiyle başlar. Bu yeni üretilmiş paralar, ekonomide şişmeye sebep olur. Zamanla, insan doğasından ötürü gereğinden fazla basılan para, enflasyon oluşturmaya başlar, gittikçe değer kaybetmeye başlar ve çöküşüne yetecek kadar devalüe olur. Peki ya sonra?

Oyun yeniden başlatılmalıdır.

2-Büyük Reset’e Hazırlık

İtibari para birimleri arasında değerini korumayı başarabilmiş hiçbir tarihsel örnek yoktur. Bu birimlerinin ortalama ömrü 27 yıldır. Tabii, bazı istisnalar mevcut. Örneğin İngiliz Sterlini 300 yıldan fazla bir süredir varlığını sürdürüyor ancak bu 300 yıllık süreçte değerinin yaklaşık %99,5’ini kaybetti.

Amerikan Doları ise Nixon şokundan beri dünyanın rezerv için kullandığı para birimi. Nixon’un önlemleri, her ne kadar hâlihazırda bulunan Bretton Woods uluslararası finansal takas sistemini ortadan kaldırmamış olsa da kilit bileşenlerinden birini askıya alarak Bretton Woods sisteminin etkin bir şekilde kullanılmasına engel oldu. Nixon’un 1971’de Bretton Woods anlaşmasından tek taraflı olarak çekilmesinden 50 yıl sonra, dolar hâlâ şişmeye devam ediyor. Öyle görülüyor ki Amerikan Doları, itibari paralar için biçilen ortalama ömrü 23 yıl aşmış durumda.

Para birimleri, hep aynı yolla yok olur.

2019 yılının Eylül ayında, repo pazarları bir çöküş yaşadı. Büyük bankalar Fed’in kapısını çalıp normal olarak kabul edilecek bir oran olan %2 faizle borç vermesini istedi. Fed ise 17 Eylül’de 50 milyar dolardan fazla likidite ile kitlesel bir müdahalede bulunmadan önce tereddüt etti. Başka bir örnek vermek gerekirse; Jeff Booth, The Price of Tomorrow kitabında “Son 20 yılda 45 trilyon dolar GSYH artışı için 185 trilyon borç alındı.” diyor.

Kısa süreli repo pazarı krizinden sonra, Fed para politikasının “büyük bazukaları”nı ateşleyip dünyanın devasa para havuzuna trilyon dolarlar pompalayarak ihlale doğru adım adım ilerliyordu. Eğer bunların pandemiden dolayı yapıldığını söyleyen merkez bankalarınız varsa, bu doğru değil.

“Pandemi, dünyamızı düşünmek, yeniden hayal etmek ve sıfırlamak için bize bir kapı araladı.”

-Prof. Klaus Schwab, Dünya Ekonomik Forumu Kurucusu ve Başkanı

Büyük reset yakın ve tüm merkez bankalarının sistemi sıfırlamak için bu nadir bulunan fırsatı benimsemesi için güçlü bir olasılık var. Bazıları merkez bankalarının sistemi kurtarmak istediklerini düşünüyor. Peki ya, kurtarmak istemiyorlar da geçiş için mükemmel zamanı bekliyorlarsa?

3-Diğer Taraftan Bakılınca Nasıl Görülüyor?

Para birimlerinin sonu büyük ihtimalle çok yakın. Bir daha kağıt paralara veya kağıt para birimlerine sahip olmayacağız. Bu paraların yerini dijital para birimleri ya da sanal paralar olarak adlandırılan MBDPB (Merkez Bankası Dijital Para Birimleri) alacak. 2018’de, uluslararası parasal ve finansal iş birliğini destekleyen ve merkez bankaları için bir banka olarak hizmet veren Bank of International Settlements’ın yaptığı araştırmaya göre 63 merkez bankası hâlihazırda dijital para birimleri üzerine çalışmalar yürütmekte. Çin Halk Cumhuriyeti ise ilk MBDPB’yi çıkaran ülke oldu. İsveç, Türkiye, İran ve Arjantin gibi ülkeler ise Çin’i bu konuda yakalamak üzere. Hatta, Amerika Birleşik Devletleri bile kripto paralar üzerine yoğun bir çalışma yürütmekte.

Dönemin IMF başkanı Christine Lagarde’ın konuya ilişkin yorumu şöyleydi:

“Dijital para basımının olasılıklarını düşünüyoruz. Dijital ekonomiye para sağlamak için devletlerin bu noktada bir rolü olabilir. Finansal katılım, tüketicinin korunması ve güvenlik gibi kamu politikalarını yürütmesinin yanı sıra özel sektörün temin edemediği “ödemelerde gizlilik” de sağlayabilir.”

Büyük bir dönüşümün başlangıcına tanıklık ediyoruz. Mevcut para birimlerinden, dijital para birimlerine dönüş.

Yine de bu tamamen farklı bir kavram ve aşina olduğumuz “para”ya benzemiyor. Para elle tutulabilir bir araç; erişilebilir, takas edilebilir, evde saklanabilir. Fakat MBDP, esasen farklı olarak programlanabilir bir para. Merkez bankasının verdiği bu para, belirli şeyler yapmak üzere programlanabilir. Örneğin belirli bir miktar para verip “Eğer cumaya kadar bu parayı harcamazsan bize geri dönecektir.” diyebilirler. Yani merkez bankalarının sizi paralarını istediklere yere harcamanızı sağlayacak bir gücü olacaktır. Ve bu da kaçınılmaz olarak davranışlarınızda belirli değişiklikler yaratacaktır. Nasıl mı?

Merkez bankaları sizi, bir ücret talep ederek veya faiz ödeyerek para harcamanız veya biriktirmeniz yönünde teşvik edecek. Harcadıkça ya da biriktirdikçe, tanımladıkları çerçeve içerisinde bir yön izleyeceksiniz. Ama endişeye mahâl yok. Bu mali “teşvik” hâlihazırdaki ekonomi sistemimizde zaten mevcut. Hükümetler zaten para harcama eğiliminizi modellemek üzere sizden ücret alıyor ya da faiz ödüyor.

Mevcut para sistemi ve MBDP sistemi arasındaki büyük fark ise, parayı evinizde saklayabiliyor ya da onunla neler yapmak istediğinize karar verebiliyor oluşunuzdur. MBDP sistemi kredi ile çalışacak ve harcamak üzere kredileriniz olacak. Kredi kazanacak, kredi harcayacaksınız. Günün sonunda, MBDP’lerin tüm işlemleri kontrol altına alıp gözetlediği korkunç bir dünya olacak.

Gelecek hâlâ proje aşamasında. Bu varsayımlar ise sadece şu anda ulaşabildiğimiz bilgiler üzerine kurulu.

4-Büyük Resetten Sağ Kurtulmak

Bu oyunda kaybetmemek için izlenecek en iyi yol, oynamamaktır. Sistemden kurtulmanın tek yolu, gerçek ve maddi varlıklara sahip olmaktır. Para, bir varlık değildir, varlığın ölçü birimidir. Varlık ise altın, gümüş veya Bitcoin gibi değerlerdir. Bitcoin ile altın arasındaki fark, Bitcoin’in fiziksel bir varlığı olmamasıdır. Fakat kazarak sayısını artırabileceğiniz altının aksine, Bitcoin’in arzı 21 milyon adet ile sınırlıdır. Şişirilme ve manipülasyon için uygun değildir.

Alım gücünün sistem dışında bırakılması ana gayemiz olmalıdır. Merkez bankalarının kontrolünden tamamen bağımsız olmamız gerekiyor.

Amerikan Doları, her yıl değerinin %10-%15’ini kaybetmeye devam ediyor, bu da altına sahip olan yatırımcıların arzuladıkları dalgayı elde edememesine neden oluyor. Altının değeri yükseldikçe madenciler de üretimi artırmaya çalışıyor. Bu da altının arzını artırarak değerinin kaybetmesine yol açıyor. Bununla beraber, altın satın almak isteyen insanların daha fazla dolara ihtiyacı oluyor. Sonuç olarak altın, reel anlamda insanların düşündüğü kadar değerlenmiyor.

Arz-talep ilişkisine göre Bitcoin’lerin sayısı sınırlı olduğu için bu 21 milyon ya değerlenecek ya da değer kaybedecek. Sistemi bu yönde manipüle edecek dış bir etken bulunmamakta.

Son Değerlendirmeler

Karar alıcıların borç ve hizmet düzeylerini gelir seviyelerine indirmek için ve hizmetler için gereken nakit akışını sağlayabilmek için kullanabilecekleri dört kaldıraç vardır:

1-Kemer sıkma;

2-Borç yapılandırma;

3-Merkez bankası tarafından para basmak ya da teminat vermek;

4- Servet sahiplerinden ihtiyaç sahiplerine para transferi (Zenginler için daha yüksek vergi oranları uygulamak).

Dalio bu aksiyonlara bakarak durumu şöyle özetler: “Karar vericiler her zaman para basar. Bunun sebepleri ise; kemer sıkma politikalarının kârdan çok acıya sebep olacağı, büyük yapılandırmaların çok hızlı bir şekilde önemli ölçüde servet kaybına yol açacağı ve çok büyük bir devrim olmadığı sürece servet sahiplerinden ihtiyaç sahiplerine para transferi gerçekleşmeyeceğidir.”

Dalio 5,000 yıl boyunca yükselen ve çöken bütün geniş imparatorluklarla ilgili çalışmalar yaptı. Borç döngülerini inceledi ve büyük bir borç döngüsünün son aşamasında olduğumuzu fark etti. Bir önceki büyük borç döngüsü ise 1929 yılında gerçekleşen Büyük Bunalım’dı. Hayatta bazı şeyler kaçınılmazdır ve yakında olağanüstü olaylarla yüzleşmek zorunda kalacağız.

Teknolojik bozulmanın yükselişi deflasyonist bir ekonomiyi beraberinde getiriyor. Mevcut para sisteminin çöküşü, yeni bir para sistemi getiriyor. Süper güç Çin’in yükselişi, ABD’yi zayıflatıyor. Dalio bu 16 borç döngüsünün 9’unun, artık dünyanın daha fazla görmek istemediği bir şeyle, savaşla son bulduğunu belirtiyor. Yine de Çin, avantaj elde etmek adına MBDP konusunda daha hızlı hareket etmek istiyor. Tabii ki, ABD bu fırsatın kaçmasına göz yummak için fazla güçlü, onlar da Dolar değer kaybettikçe üstünlüğü korumak isteyeceklerdir.

Hepimiz, merkez bankaları ve hükümetler geleceğimiz için ne planlıyor farkında olmalıyız. Bu planların önüne geçmeli ve nasıl bekleyeceğimizi belirlemeliyiz. Bu gibi önemli dönüm noktalarında sabır, başarının anahtarıdır.

Fed para basmaya devam ettikçe, aktif varlıkların değeri yükselmeye devam edecektir. Mümkün oldukça fırsatları değerlendirmeli ve tekrar emlak, altın veya Bitcoin gibi sabit varlıklara yeniden yatırım yapmayı unutmamalısınız.

Ben bir yatırım danışmanı değilim. Bu sadece benim görüşüm fakat bu aynı zamanda Paul Tudor Jones, Ray Dalio, Warren Buffet, Howard Marks ve Stanley Druckenmiller gibi servet sahiplerinin de ortak görüşleri. Umarım size yardımcı olabilecek bir yazı olmuştur. Kendinize iyi bakın.

19 Ocak 2021’de Nuno Fabiao tarafından yazılmış “The Money Reset Has Already Begun: Shocking Details” başlıklı yazının metne olabildiğince sadık kalınarak yapılmış çevirisidir. Yazının orijinal haline buradan ulaşabilirsiniz.  

-Fatih ATAY

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir