Gereği Kodlandı: Robot Hakim ve Hukukun Geleceği

/ / HUKUK

İnsan benzeri becerilerin makine ve bilgisayar sistemleri tarafından simülasyonu şeklinde tanımlanan yapay zekâ (AI), her geçen gün daha hızlı yaygınlaşmakta ve önemli değişimlere uğramaktadır. Hukuk uygulaması da bu dönüşüm ve gelişimden oldukça etkilenmiş olup yargısal işlemler de değişimlerden payına düşeni almıştır. Bu kapsamda hukukçular için hukukun temel ilke ve değerlerinin, ne derecede kullanılabilir ve uygulanabilir durumda olacağı sorusu akla gelebilir. Nitekim yapay zekâ teknolojisinin veriler odağında çalışması, bir bakıma öngörüye dayalı onto-robotik temsiller karşımıza çıkarmıştır. Bu olasılıkta hukuk, kendi kendini referans alan bir sisteme evrilecektir. Kendi kendini referans alan bir sistem, emsal karar uygulamasına oldukça karşıtlık oluştururken hukukun aktif ve dinamik yapısına da aykırılık teşkil edecektir.

Ceza adaleti açısından ele alındığında, vicdani kanaatiyle karar veren ve takdir yetkisi kullanan bir yargıcın sağladığı adaleti, mevcut kapasitedeki yapay zekânın sağlayamayacağını düşünülebilirsiniz. Peki, bu ilkeler kapsamında haklı görünebilirsiniz. 2018 yılında Pew Research’ten çıkan araştırma sonucunda da birçok kişi sizinle benzer fikirleri taşıyor gibi görünüyor. Raporda, Amerikalıların 3/4’ü yapay zekânın önümüzdeki yıllarda işgücü piyasası üzerinde büyük bir etkisi olacağına inanıyor ve fakat kendi işlerine herhangi bir etki edeceğini düşünenler için bu oran yalnızca 1/3.

Şimdi de bir süreliğine dolandırıcılık suçundan 30 ay hapis cezasına hükmedilmiş bir mahkum olduğunuzu hayal edin. Cezanızın 2/3’sinden fazlasını tamamlamışsınız. Şartlı tahliye istemiyle, sizden önce hakkında karar verilen iki mahkumdan sonra aynı gün içerisinde ve daha geç bir saatte, şartlı tahliye kurulunun önüne çıkarıldınız. Bu şartlı tahliye kurulu bir kriminolog, bir sosyal hizmetler görevlisi ve bir yargıçtan oluşuyor ve hepsi de insan. Hakkınızda hüküm verildi ve şartlı tahliye alamadınız. Sizden önce şartlı tahliye istemiyle kurulun önüne çıkartılan iki mahkum da benzer cezalara çarptırılmış ve cezalarının 2/3’sinden fazlasını tamamlamışlardı. Nihayet onlar arasında da yalnızca biri hakkında şartlı tahliye kararı verildi. Aynı gün içerisinde verilen bu farklı kararların nedeninin farklı ırk, cinsiyet, suçlar ve cezalar olmayıp yalnızca dava zamanı olduğunu düşünmenizi istiyorum. Evet, bu İsrail’de gerçekleşen bir örnek olup araştırmacıların yıl boyunca 1100’den fazla analizi ile bu kararlardaki farklılıkların nedeninin yalnızca davaların zamanı olduğu tespit edildi. Analizler sonucunda, sabahın erken saatlerinde kararları dinlenen mahkûmların yaklaşık %70’i şartlı tahliye alırken günün geç saatlerine doğru kararları dinlenen mahkûmların şartlı tahliye oranı %10’un altına gerilemişti. Bu noktada şanslı bir mahkûmsanız günün erken saatlerinde yargılanabilir, şartlı tahliye alabilirsiniz ve fakat günün ilerleyen saatleri için aynı durum geçerli olmayabilir.

Günümüz yapay zekâ sistemleri örneklerine bakacak olursak, kararlarında çoğunlukla yapısal ayrımcılık adı verilen önyargı ve ayrımcılık sorunlarıyla karşılaşılmaktadır. Buna ilk neden olarak yapay zekâ sistemlerinin karar verirken sahip olduğu veriler etrafında analiz yapması gösterilebilir.

Amazon 2018 yılında işe alımlar için bir yapay zekâ teknolojisi geliştirmiştir. Bu uygulama yaklaşık 1000 ve 2000 kişilik iş başvurusu listesinde ön eleme yapması için tasarlanmıştı. Uygulamanın hedef ve amacı daha objektif bir eleme gerçekleştirmekti. Burada mühendis ekibin hazırladığı algoritma dışında uygulamaya veri olarak gösterilen 10 yıllık çalışan listeleri, elenen adaylar ve işveren tarafından oluşturulmuş ideal çalışan profili için anahtar kelimelerden bir liste de eklenmişti. Sisteme yüklenen CV’lerin sistem tarafından incelenmesi sonucunda tüm kadın adayların elendiği tespit edildi. Hatta kalifiye olmayan birçok aday da işe uygun kabul edilmişti. Nihayetinde bu uygulama işleme konulmadan kaldırıldı.

Burada altının çizilmesi gerekli kısım, daha objektif bir eleme yapması beklenilen yapay zekâ sisteminin insan tarafından kasıtlı olmadan dahi gösterdiği bir önyargıyı ve geçmişte uygulanmış ayrımcılığı daha da güçlendirerek karşımıza çıkarmasıdır. %80 oranında erkek çalışan barındıran bir işyerinde bu sistem pek tabii erkeklerin en ideal aday olduğuna karar verebilir. Bu sorun teknik olarak halledilebilir gibi görünse de diğer bilgilerin sistem tarafından nasıl yorumlandığı kestirilememiştir. Bu kapsamda, etnik köken, inanç, cinsiyet gibi dezavantajlı ve azınlıkta kalan hassas ve savunmasız grupların, bu minvaldeki yapay zekâ sistemleri tarafından geliştirilen yorumların hak ihlali doğurabileceği açıktır.

 

Güvenilir Yapay Zekânın GereksinimleriGüvenilir Yapay Zekânın Gereksinimleri

 

Avrupa Birliği Komisyonu tarafından hazırlanan, Güvenilir Yapay Zekâ için Etik İlkeler Kılavuzu, söz konusu ihlalleri önleme hususunda önem taşımaktadır. Kılavuz, temel hak ve ilkelere dayalı olarak güvenilir yapay zekâ sistemleri için gerekli yedi temel gereksinimi listelemiştir. Bu gereksinimler: İnsan etkinliği ve gözetim, teknik sağlamlık ve güvenlik, gizlilik ve veri yönetimi, şeffaflık, çeşitlilik, ayrımcılık yapmama ve adalet, toplumsal ve çevresel refah, sorumluluktur. Kılavuz, tüm gereksinimler bakımından karşılıklı ilişkileri bağlamında, birbirlerini destekledikleri ve eşit öneme sahip olduklarından söz etse de bunları farklı alanlarda ve endüstrilerde uygulama hususunda, farklılıkların göz önüne alınması ve hareket edilmesi gerekliliğini vurgulamıştır.

Hukuk uygulamasında belirli etik kurallar ve ilkeler vardır, bu kurallar ve ilkeler adil yargılamayı amaçlar. Günümüz koşullarında yapay zekânın, yargıçların yerini tamamen aldığı ve üstün performans gösterebilecek teknik niteliğe sahip olduğu söylenemez. Buna neden olarak günümüzdeki hukuk uygulamasının, temel kural ve ilkelerden insana has bazı öz değerleri kapsaması gösterilebilir. Diğer taraftan bulunduğumuz dijital çağda dünya her zamankinden çok daha hızlı değişiyor. Günün sonunda yapay zeka teorik olarak, insanlara eşit ve daha üstün bilişsel kapasiteye sahip olduğunda söz konusu robot-hakim, hakimler için bir alternatif oluşturabilecektir.

 

Kaynakça

1- Yılmaz O. G., (2021). Yargı Uygulamasında Yapay Zeka Kullanımı – Yapay Zeka Hakim Cübbesini Giyebilecek mi?. Adalet Dergisi, 66, 379-415.

2- Kılıç M., (2021). Hukuksal Aklın Transhümanistik Temsilleri ve Onto-Robotik Varoluş Formları. Adalet Dergisi, 66, 15-54.

3- https://ec.europa.eu/futurium/en/ai-alliance-consultation/guidelines/1.html#Human%20agency

4- https://ec.europa.eu/futurium/sites/futurium/files/interrelationship_of_the_seven_requirements.jpg

5- https://www.legalfutures.co.uk/latest-news/robot-judge-ai-predicts-outcome-european-court-cases

6- https://youtu.be/YNaT9VD8290

7- https://open.spotify.com/episode/3Gg1kqEJzhzKYJ4TTHzTwy

8- https://evrimagaci.org/yapay-zeka-ve-hukuk-akilli-sistemler-hukuk-uygulamalarini-nasil-etkiliyor-8212 

Görsel: https://ec.europa.eu/futurium/en/ai-alliance-consultation/guidelines/1.html

 

– Sena Nur Beğre

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir