alegori
/ KATEGORİ : SİNEMA
Yeşim Ustaoğlu’nun mitlerden yararlanarak adlandırdığı Pandora’nın Kutusu, herkesin yaşayabileceği bir hastalık sürecinin ışığında karakterler üzerinden seyirciye ayna tutuyor. Dağda yaşayan yaşlı bir annenin kaybolması ile başlayan hikâye seyirciyi, önce şehre ardından dağlara geri döndürüyor. Kaybolan anneyi aramak için birbirinden farklı karakteristik özelliklere sahip 3 kardeş, bir yolcuğu çıkıyor ve dağa varıyor. Annenin bulunması ve kaybolmasına
alegori
/ KATEGORİ : ÇEVİRİ
Bu yazı, ülkemizde gerçekleşen 2023 Genel Seçimleri’nin ve ortaya çıkan sonuçların yabancı basında nasıl ses getirdiğini ve nasıl yorumlandığını göstermek adına yapılmış bir çeviridir. Dergimiz adına bir politik tercih, ideolojik görüş ya da kişisel eğilim barındırmamaktadır.   Bülten: Görevdeki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki bir koalisyona karşı mücadele etti. Peki ülke için bundan
alegori
/ KATEGORİ : EDEBİYAT
Şırıl şırıl akan kıvrımlı nehrin ahenkli devinimi, ağustos böceklerinin, sinek vızıltılarının ve kurbağa seslerinin, zemherî yelden hışırdayan söğüt yapraklarının şakırdadığı ezgiye eşlik ediyordu. Karanlık semada kandil gibi yanan yıldızlar, gümüşî nuruyla parlayan Ay Kız’ın güzelliğini övüyor, yeryüzündeki fanilere ışık saçıyorlardı. Karşı taraftaki kadim çam ağaçlarının süslediği ormandan çıkagelip nehrin kıyısına gelmiş bir geyik, kutsal bir
alegori
/ KATEGORİ : SAĞLIK
Giriş Hepimiz, dengeli ve düzenli beslenmenin sağlıklı bir yaşam için olmazsa olmaz olduğunu biliyoruz. Ömrümüz boyunca belki de beslenme alışkanlıklarımızı dengeli ve düzenli bir hale getirebilmek için onlarca diyet yöntemine başvuruyoruz. Kimi diyet yöntemlerini hayatımıza daha kolay entegre edebiliyorken kimilerinde sürdürülebilirliği sağlayamıyoruz. Bu noktada belki de keşfetmemiz gereken, yeme alışkanlıklarımıza farklı bir bakış açısı getirmek
alegori
/ KATEGORİ : TARİH
Dil; acılarla, sevinçlerle, zafer ve kayıplarla yani ait olduğu milletin yaşanmışlıklarıyla şekillenen, onun bağrından kopan ve onunla değişip gelişen; doğan, büyüyen, ölen adeta yaşayan bir mefhumdur. Dolayısıyla bir milletin dili, onun kimliği gibidir; varlığının resmen ispatıdır. Uluslararası kabullere göre, bir insan topluluğunun ülke vasfı taşıması için “ortak dil”e sahip olması temel koşullardan biridir. Bu koşul,
alegori
/ KATEGORİ : HUKUK
Giriş ​İşbu yazımızda önceki haftalarda yayımlamış olduğumuz “Suç ve Cezaların Tarihi Üzerinden Avrupa Ceza Hukukunun Oluşumu” ( ← ilgili makaleye yazının üstüne tıklayarak ulaşabilirsiniz) isimli makalenin ikinci bölümü olan Türk Ceza Hukuku Tarihini ele alınmaktadır. ​Yazımızda ilk olarak Türk Ceza Hukukunun tarihsel gelişimini anlatacağız, akabinde de mevzuatımıza naçizane birkaç eleştiride bulunacağız. ​Türk Ceza Hukukunun Tarihsel
alegori
/ KATEGORİ : GASTRONOMİ
Meyhane, Farsça “mayχāne” (میخانه), “şarap evi” sözcüğünden alıntıdır. Mey, Farsça may (می) “mayalanmış içki, şarap” ve hane ise Farsça χāne خانه “1. ev, konut, 2. Arap rakamlarında basamak” sözcüklerinden alıntıdır ve anlamları belirtildiği gibidir. Gazavat-ı Sultan Murad, takribi 1450’lerde bu kelimeyi ilk defa kullanan isimlerden biridir: “…mescīd ve medreselerini putχāne ve nicesini meyχāne idüb ve
alegori
/ KATEGORİ : SİYASET BİLİMİ
Aristoteles ve demokrasi arasındaki bağı anlamak Aristoteles için devletin tanımına bakmak gerekir. Aristoteles Platon’dan tamamen farklı olarak devleti insani sosyal-siyasal bir hayvan olarak tanımlamış ve bu açıdan tek başına yaşamanın mümkün olmadığını düşünmüştür. Mutluluğa ulaşmak, ihtiyaçları karşılamak için bir araya gelen bireylerin toplumu, dolayısıyla devleti meydana getirdiğini açıklamıştır. Bu siyasal toplumun adı da Polis’tir. Aristoteles
alegori
/ KATEGORİ : EDEBİYAT
Can, daima bileğine ipleri bağlı balonları olan bir çocuktu. Rengarenk balonları Can’ın her anında onunla birliktelerdi ve çok ama çok yükseklerde uçuyorlardı. Bazı anlarda bu balonlardan biri diğerlerinden daha yükseğe çıkıyor ve Can’ın hisleri tamamen o renge bürünüyordu. Büyük insanlar bu duyguya sinestezi derlerdi, ama kendisi bu isimlendirme yerine yukarı bakıp balonlarını görmeyi tercih ediyordu.
“Her şey benim için alegoriye dönüşüyor.” Charles Baudelaire   Giriş Sanat, insanın dünyayı ve yaşamı bir tür kavrayış ve ifade biçimi olarak tanımlanabilir. Dolayısıyla bir yeniden üretim süreci olarak sanat, bugün meydana gelmekte olan dönüşümü anlamanın zeminini de sunmaktadır. Bu bağlamda, metinde peşine düşülen ister akış ister süreç ister dönüşüm olarak adlandırılsın, bugün söz konusu